T.C.
BURSA VALİLİĞİ
TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ
YAYIN NO: ÇEY.08.93/III.006
HAYVANCILIĞIN ÜMİDİ SİLAJ VE SİLO YEMLERİNİN YAPIMI
RIDVAN GÖKÇE
ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ
ÇİFTÇİ EĞİTİMİ VE YAYIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
BURSA
1993
GİRİŞ
Hayvansal ürünlerin üretiminde ana girdilerden olan yem girdisi, maliyetlerin %60-75 ini oluşturmaktadır. Dünya bir rekabet dünyasıdır. Bu nedenle yakın gelecekte üretim hakkı, en çok ve ucuza mal eden işletmelerin bulunduğu ülkelerin eline geçecektir. Bundan hiçbir üreticimizin kuşkusunun olmaması gerekir. Çağdaş refah düzeyini yakalamak istiyorsak, mutlaka bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip etmek ve hayata geçirmek zorundayız.
Üretimi etkileyen diğer maliyet unsurlarını oynamak mümkün ise de; hayvansal ürünlerde maliyeti düşürmeye ve karlılığı arttırmaya, yem girdisinden başlamak en akılcı ve öncelikli yoldur. Bu yol üreticinin, kaba yemi mutlaka kendisinin üretmesinden, hatta kaba yemi yeşil olarak konserve etmesinden, yani silaj yapmasından geçer. Örnek vermek gerekirse; günde 15 kg kadar süt veren sığırları, ilave yem verilmeden sadece silaj ile beslemek mümkündür. Et üretiminde de bilhassa mısır silajı ve yonca silajı ile yapılan besinlerde çok az bir yem ilavesiyle daha çok et üretilerek kar edilebilmektedir. Bu suretle hayvansal ürün maliyetlerine %60-75 etki yapan yem girdisi oranı, %35’lere kadar düşmektedir. Bu ise hem hayvancılığın hem de hayvan üreticisinin kurtuluş ışığı demektir. Hayvancılıkta karlılık elde edilen, edileninin sarf edilene oranıdır. Yani 1 kg yem ile ne kadar et veya ne kadar süt elde ediliyorsa bu bize verimliliği göstermektedir.
Ülkemiz hayvancılık, hayvansal üretimin birbirini destekleme derecesine bağlı olarak gelişecek veya gerileyecektir. Buna işletmede, bitkisel ve hayvansal üretimin birlikteliği de denilebilir. İşte karlılık, bu birliktelik noktasında başlar. Çünkü üretici kendi ürettiği yeme, piyasa değeri üzerinden talip olacak ve hayvanına ne yedirdiğinin bilincinde olacaktır. Böylece işletme, hem bitkisel üretimde ve hem de hayvansal ünitesi olarak kar edecektir.
Hayvancılıkta karlılığın yakalayabilmenin yolu; yaz aylarında kışın yedirilecek yemi silolamakta ve enflasyonist baskılardan kurtulmaktan geçer.
SİLAJ NEDİR
Yeşil yemlerin turşulaştırılmasına silaj denir. Hayvanların yediği her türlü otlar ve yem bitkilerinin hava ile ilişkisini keserek, besin değerlerinde hiçbir kayıp vermeden, hatta turşulaşma olayı (fermantasyon) sırasında yem değerlerini arttırarak, yeşil yemlerin bulunmadığı mevsimlerde kullanılmak üzere saklanmasına silolama, siloda saklanan yemlere de silaj veya yem turşusu denir. Bu yemler çok lezzetli öz sulu ve besleyicidir.
SİLAJIN FAYDALARI
- Silajın en önemli faydası ucuz ve ekonomik olmasıdır. Hayvansal üretim ( et, süt) sırasında maliyeti etkileyen yem girdisi miktarını %65- 70’lerden %25’lere düşürür. Özellikle 15 kg kadar süt veren sığırlar, başka yem vermeden sadece silaj ile beslenmeleri halinde bile en küçük bir düşüş meydana gelmez. Bu günkü koşullarda 3 kg mısır silajı besin değeri olarak 1 kg fabrikasyon süt yemine eş değerdir.
3 kg mısır silajı = 1 kg fabrikasyon süt yemi
1 kg mısır silajının maliyeti = de 1 kg fabrikasyon süt yeminin yaklaşık yirmide biri (20/1) kadardır. Yani
20 kg mısır silajının maliyeti = 1 kg fabrika süt yemi maliyeti
Bu durum dikkate alındığında silajla beslenen sığırlarda süt ve et maliyetlerinin ne kadar düşük miktarda olacağı kendiliğinden ortaya çıkar.
- Samanı devreden çıkarır.
- Silaj; yeşil yemin bulunmadığı mevsimlerde, yeşil yem özelliğini koruyan, sindirilmesi kolay ve besin değeri yüksek bir yemdir.
- Silaj; hayvanların yediği her türlü ot ve yem bitkisinden yapılabilmektedir.
- Otlat; kurutma, balyalama ve taşıma sırasında büyük kayıplara uğrar. Silajda bu tür kayıplar söz konusu değildir.
- Silajın yapılışı sırasında yeşil otlara, melas veya hububat kırmaları katıldığı için, laktobasil ve streptokok gibi bakterilerin etkisiyle SÜTASİDİ oluşturmaktadır. Bu saya de otların hem yem değeri hem de sindirim kabiliyeti yükselir.
- Silajın yapılış tekniği; otların havasız kalma esasına dayandırıldığı için, küf ve diğer zararlıların çoğalarak olumsuz etki yapmasına meydan vermez. Süt asidi bakterileri ise havasız yerde yaşadıklarından kolaylıkla çoğalır. Böylece hayvanlar temiz ve faydalı yem yemiş olurlar.
- Silaj yemi kaba yem görevini yaptığı gibi, kesif yem görevini de yapar.
- Lezzetinin özelliği nedeniyle iştah açıcı bir niteliğe sahip olup hayvanların dengeli beslenmesine yardımcı olur.
- Silo yemleri az yer işgal eder ve işletme yer darlığına neden olmazlar (1 m3 silaj 500-900 kg kadardır). Silaj sıkıştırılarak yapıldığından, sıkıştırmanın önemini göstermektedir.
- Silaj ile beslenen hayvanların sıhhatli oluşu yanında tüylerinin parlaklığı da pazarlamam değerini artırır.
- Kurutularak sağlanan otlar gibi yangın tehlikesi yoktur.
- Yemleme sırasında meydana gelen yem kayıpları çok azdır.
- Protein ve karbonhidratlar kurutularak yedirilen otlara göre silajda daha çoktur.
- Kış günlerinde silajla beslenen hayvanların C VE D vitaminimle karoten ihtiyaçları yeterince karşılanır.
- Kışın hayvana yedirilen silaj, 7-8 ay önceden stoklanmış olduğundan enflasyon baskısından kurtarılmış olur.
SİLAJ YAPILABİLEN BİTKİLER
Her Çeşit Cayır Otları: çiçek açma döneminde veya tohumları hamur olumunda iken silaj yapılabilirler.
Yem Bitkileri: yonca, korunga, fiğ, sudanotu, tırfıllar ve tüm çayır mera bitkileri hububatlar çiçek açtığı veya geç tohumların koyu süt döneminde iken silaj yapılır.
Mısır: fazla kartlaşmamış veya suyunu kaybetmeden biçilen doğranmak suretiyle sıkıştırılabilecek hale getirilen mısır bitkisinden silaj yapılabilir.
Sebze artıkları ve diğerleri: her türlü sebze artıkları hayvan lahanası, şalgam hayvan pancarı yaprakları vb.
Endüstri artıkları: meyve sebze konserve işledikten sonra artan kalan kısımlardır. Araka sapları, fasulye domates biber artıkları malt posası, şeker pancarı posası vb.
SİLO ÇEŞİTLERİ
Değişik ülkelerde ve hayvancılık işletmelerinde çeşitli tipte silolarda silaj yapılmakta olup bunların başlıca şunlardır:
Kule tipi beton veya çelik silolar: daha çok endüstriyel boyutlarda üretim yapan 250-300 baştan fazla süt sığırcılığı işletmelerinde veya 1000 baştan yukarı besi sığırı olan ve her zaman silajlık yeşil ürünlerin bulunduğu, bölge veya ülkelerde yapılır. En fazla otomatik yemlerin yapıldığı, yerden tasarrufun zorunlu olduğu ve işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu yerlerde yapılır. 500 ve 1000 tonluk kuleler halinde inşa edilir. Silindirik olan bu silolar beton veya çelikten yapılır. Çok yüksek yatırım gerektiğinden genellikle endüstrüyalize süt ve besi sığırcılığı işletmelerinde karlı alabilecek bir yatırımdır.
Yer üstü beton silolar: bu silolar yer üstünde tabanı beton bloklar blokaj üç tarafı taş veya briket duvarla kapalı, ön tarafı açık silolardır. İnşaat masrafları oldukça yüksektir. Bu siloların sakıncalı olduğu taraflar vardır. Bunlar; silajım traktör ile sıkıştırılması sırasında, traktörün lastikleri duvar diplerine yanaşmadığından silajlık malzeme tam sıkıştırılmaz. Duvardaki çatlak ve kırıklardan dolayı silo hava alır ve çürüme olur. Üstünün kapatılması biraz zor olmaktadır.
Toprak üstü silolar: en ucuz silolardır. Bu nedenle hayvancılık işletmelerinde tavsiye edebileceğimiz yegâne silo şeklidir. Bu kitapçıkta toprak üstü silolar anlatmıştır. İşletmeler daha çok gelişip zenginleştikçe daha emniyetli silo şekli olan naylon poşet silolar da yapılabilmektedir.
SİLAJIN YAPILMASI
Silo için gerekli malzemeler: silolanacak malzemelerin tarlada biçilmemiş halinde nem oranı % 75-80 kadardır. Siloya konacak malzemenin nem oranı ise %70’i geçmemelidir. Aradaki %10’luk nem kaybı ise biçilip taşınma sırasında kendiliğinden meydana gelir. Fazla nemden şüpheleniliyorsa bir tutam ot alınıp, çamaşır sıkar gibi sıkılır ve eğer su veriyorsa soldurmaya tabi tutulur. Su vermiyorsa ve avuç hafif ıslanıyorsa nem yeterlidir. Mısırda ise hasat zamanı koçanların hamur olum dönemidir. Eğer eller ıslanmıyorsa bu malzeme kuru ot olduğundan silolamaz.
Silaj yapılacak malzeme bakliyat türü olan otlar (yonca fiğ gibi) ise beher tonu için 50-6- kg buğday veya arpa kırması yahut ekşi un, katlar arasına serpilmek üzere ton başına 2-3 kg orta irilikte öğütülmüş tuz da temin edilmelidir.
Ayrıca 6m genişlikte yeteri kadar uzunlukta naylon örtü malzemesi de bulundurulmalıdır. Bu naylon piyasada 3m eninde satılmaktadır.
Silo alanının hazırlanması: yaklaşık 4m genişlikte ve yeteri kadar uzunlukta %1-2 meyilli olarak tespit edilen silo alanı temizlendikten sonra üzerine 10-15 cm kalınlıkta sap saman serilir. Balya tellerinin içerde kalmamasına dikkat edilmelidir.
Silonun doldurulması ve örtülmesi: tarlada silaj makinası ile biçilip parçalanmış olan mısır veya diğer otlar 20-25 cm kalınlıkta serilir. Şayet koçansız hasıl mısırdan silaj yapılacak ise üzerine ton başına 40-50 kg kadar kırma homojen olarak serpilir. Koçanlı mısırdan sılaj yapılacak ise zaten ton başına yaklaşık olarak 200-400 kg hamur olumunda mısır tanesi bulunduğundan hububat kırmasına gerek yoktur. Silolama işleminde her kat serildikten sonra hazır bekleyen sıkıştırıcı traktör ile boyunca gidip gelinerek sıkıştırılır. İçerisinde hava bırakmamaya özen gösterilmelidir. Bu şeklîde kat kat silo ile doldurulur. Balıksırtı haline getirilir. Silolar bu şekilde yapılmadığı takdirde ileride meydana gelecek çökmelerden dolayı silonun üstünde su birikintileri meydana gelir. Sonuçta siloda bozulmalar olabilir. Silo, son şeklini aldıktan sonra üzerine naylon çekilerek örtülür. Naylonun çamura bulaşıp kirlenmesi istenmiyorsa ve ikinci defa kullanılacak ise üzerine 1-2 cm kalınlığında saman serilir. Bunun üzerine 20 cm kadar kalınlıkta toprak örtülür. Bu toprak kum veya kumlu olmalıdır. Çünkü kum silajın üstünden kayarak naylon açıkta kalabilir. Sonunda silonun hava almasına neden olabilir. Toprak ile kapatılan silonun naylon etekleri toplanır. Kenarları eğim istikametinde dar bir yağmur kanalı ile çevrilir. Silo çevresinde yağmur kanalının açılması yağmur sularının silaja karışmasını önlemek için zorunludur.
Silajın olgunlaşması: iyi bir şekilde doldurulmuş ve kapatılmış silodaki mevcut havanın oksijeni yaklaşık 5 saatte tükenir. Havasız şartlarda faaliyet gösteren bakteriler arasında arzu edilmeyen bakteriler de vardır. Bunların başında proteinleri tahrip edenler, kokuşma bakterileri ve tereyağı bakterileri gelmektedir. Ancak bunların optimum faaliyet göstermeleri için ortamın nötr veya alkali olması gerekir. Asit reaksiyonda bunların(bakterilerin) sporları çabuk yok olur. Meydana gelen süt asidi yardımı ile yem kitlesi hemen hemen steril bir hal alarak dayanaklığı artmış olur. Yemlerin silaj yapılarak saklanması halinde silo içerisinde bazı değişiklikler görülür. Bunlar şunlardır;
- Başlangıçta canlı hücreler solunumlarına devam ederler. Bu yüzden basit yapılı karbonhidratlar parçalanır ve karbondioksit meydana gelir. Ayrıca mekanik sıkıştırmadan dolayı bir miktar su sızar ve bu arada ıssında bir miktar artış görülür.
- Bakteriyolojik faaliyet sonucu bir miktar asetik asit meydana gelir. Kısa bir zaman sonra süt asidi bakterilerinin faaliyeti artar ve süt asidi fermantasyonu başlar.
- Yem süt asidi fermantasyonu bittikten sonra dinlenme dönemine girer. Artık süt asidi miktarı en üst seviyeye ulaşmıştır. Bir silo içinde bu faaliyetler 17-21 gün içerisinde biter.
Silonun açılması: silonun açılması için olgunlaşmasını tamamlamış olması gerekir. Olgunlaşma süresi en az 45 gündür. Bu süreden sonra açılıp yedirilebilir. Şayet silo açılmamış ve üstü toprak ile örtülü ise bozulmadan 2 sene bekletilebilir. Bazı uzmanlar bu sürenin 5 yıla kadar uzadığını belirtmektedir. Olgunlaşma süresi içinde silaj, herhangi bir besin kaybına uğramaz. Hayvanlara emniyetle yedirilebilir.
Silo en uygun şekilde barınaklara yakın tarafından açılır. Günlük olarak hayvanlara yetecek kadar alınır. Üzeri naylon ile tekrar kapatılır. Bu işleme silaj bitene kadar devam edilir. Silodan 2 günlük ihtiyaçtan fazla yem çıkarılmamalıdır. Çünkü silaj 2 günden fazla açıkta tutulursa kararır bozulur. Silaj mümkünse dikine kesilerek dilimler halinde alınmalıdır.
SİLAJ HAYVANLARA NASIL VE NE KADAR YEDİRİLMELİDİR
Olgunlaştığına inanılan silo en erken 45 gün sonra açılır, ancak herhangi bir olumsuzluğa meydan vermemek için silonun iki ay sonra açılması en güvenilir yoldur.
Açılan silo yeminin rengi zeytin yeşili renginde, kokusu süt asidi sebebiyle çok hoş ve iştah açıcıdır. Hayvanlar bu yemi çok kısa zamanda ve iştahla yemeye başlar. Silo yemi pis kokulu, küflü, koyu kahverenginde ise asla hayvana yedirilmemelidir.
Bilindiği gibi yemler hayvanlara iki ayrı amaç için verilir. Bunlar:
- Yaşama payı
- Verim payı
Kuru ot ve saman gibi yemler yaşama payı için verilirken, kesif yemler, küspe ve dane yemler verim payı için verilir.
Silaj ise hem verim hem de yaşama payı için verilebilen yegâne yemdir. Örneğin 15 litreye kadar süt veren inekler silaj dışında başkaca yem verilmez. Silo yemi yedirilmeye başlandığında bitene kadar devamlı olarak yedirilir. Kesintili veya aralıklı olarak yedirmek sindirim bozukluklarına sebep olur. Onun için silo yemi her gün yedirilmelidir.
HAYVANLARA VERİLECEK GÜNLÜK SİLAJ MİKTARI
| SÜT SIĞIRLARINA | 10-35 KG |
| BESİ SIĞIRLARINA | 10-35 KG |
| DANA VE DÜVELERE | 6-8 KG |
| DAMIZLIK HAYVANLARA | 2-2,5 KG |
| ATLARA | 8-10 KG |
